Skip to main content

Otranto Seferi (1480)

 



OTRANTO SEFERİ


 Osmanlılar'ın İtalya'ya yönelik ilk askerî harekâtı olan bu seferin ana hedefi Otranto bölgesi (Apulia/Puglia) Osmanlı karşılamada Pulya (Polya) diye adlandırılır. Ayrıca Adriyatik'in güneybatı kıyısının en ucunda yer alması dolayısıyla bir köprü başı olarak kabul edilir. İbn Kemal, Pulya'nın coğrafyasını sürdürürken Akdeniz ile çevrede bulunur. Pulya'nın büyük bir yer, mâmur bir memleket ve bol miktarda bulunduğunu yazar.

Otranto Seferi siyasî, askerî, dinî ve birleştirme sebeplerle gerçekleştirilmiştir. Fâtih Sultan Mehmed, Venedik'le anlaştıktan sonra dikkatini İtalya'ya yöneltmiş, böylece o sırada oldukça zayıf, siyasî birlikten yoksun olan bu yarımadayı ele geçirmeyi amaçlamıştı. Roma'nın fethinin İstanbul'dan sonra Hıristiyanlık dünyası için tam bir yıkılışın olacağı düşünülmüştü. İtalya'da bulunan Osmanlı casusları da siyasî durum hakkında sürekli raporlar gönderiyorlardı. Osmanlı kronikleri, Arnavutluk'taki direnişi ortadan kaldırmak için Gedik Ahmed Paşa'nın bu hareketi başlattığını yazar. Venedik'le yapılan barışın (1479) ardından bu yetkilendirme üzerine sefere çıkıldığına dair görüşler de ileri sürülüyor. Osmanlı fetihlerinin Balkanlar'daki gidişat bilimleri bakanlığı olarak uzanabileceği en yakın yer Adriyatik'in karşı kıyılarıydı. Bunların arasında Otranto Seferi, Fâtih'in ülkesindeki bir dünya devleti planının bir parçası olacak. İtalyan şehir devletleri bir tehlike anında birleşse bile birbirinden bağımsız hareket ediyordu. Seferin hemen öncesinde Papa IV. Sixtus ve Napoli Kralı I. Ferdinand arasında Medici kökenlerinden Floransa'yı ele geçirmek amacıyla Akdedilen ittifak sonucunda Floransa, Venedik, Milan ve Ferrara yönetimleri ortak hareket etmeye karar verdiler. Napoli Krallığı ile Floransa güçleri Toskana'da savaşa tutuştu. Bu durum Osmanlılar açısından seferi yürütmek için uygun bir fırsat anlamına geliyordu.

İtalya seferine giriş yapmadan önce Osmanlılar detaylı bir plan uygulamaya koydu. Gedik Ahmed Paşa, seferi organize etmek ve hazırlık yapmak maksadıyla Epir'de bulunan, Güney İtalya'ya hakim bir üs olarak Avlonya'ya sancak beyi tahsis edildi. Apulia'ya yalnızca 50-60 mil uzaklıktaki Avlonya seferi için uygun bir yerdi. Adriyatik'in Balkan sahillerindeki kıyı şeridine hakim olan Osmanlı kuvvetleri için planladığı ilk hedef bu sahil şeridiyle İtalya arasında kalan Zanta, Kefalonya ve Ayamavra adalarını ele geçirmekti. Sancak beyliği yanında aynı zamanda kaptan-ı deryâ olan Gedik Ahmed Paşa kumandasındaki güç fazlalığından bu üç adayı 1479'da aldı. Arnavutluk fütuhatını da gerçekleştiren ve işlerine koyan Gedik Ahmed Paşa İstanbul'a geldi. İtalya konusunda padişahla görüştü. Sefere çıkılması yönünde karara varıldı. Bu kararın hazırlanmasında adaların eski prensi III. Leonardo Tocco'nun Napoli hânedanına mensup olan bir kadınla evlenmesi de etkili oldu. Napoli Kralı, yapılan hazırlıkların farkında olmasına rağmen dikkatini Toskana'daki savaşta yaptığı birkaç önemsiz girişim dışında ciddi adımlar atamadı. Gedik Ahmed Paşa Gelibolu'da hazırlıklarını tamamladı. Osmanlı kaynaklarının önemli sayılabilecek miktarda askerin verildiğini ve donanmanın bir hayli büyük olduğunu belirtir. Çağdaş Yunan ve İtalyan kaynaklarında açıklamalarda yer almaktadır. Dönemin ücretinde 80 ile 132 arasında gemi sayısı zikredilir. Ayrıca zaman zaman kullanılmak üzere büyük topların hazırlandığı bildirilir.

Osmanlı devrimi 1480 yılının Temmuz ayında Avlonya'dan hareket etti; 28 Temmuz'da Apulia'ya çıkıldı. Osmanlı'nın yenilmesinde Rayke beyi olarak tanıtılan Napoli Kralı I. Ferdinand'a bağlı olan Otranto ele geçirildi (11 Ağustos). Bu sırada Otranto'yu idare eden Ferdinand'ın oğlu Calabria Dükü Alfonso şehirde değildi. Tursun Bey'e göre İstanbul surlarına benzeyen Pulya surlarını aşmak için Osmanlı kuvvetleri bir süre savaşmış, topların yardımıyla hisarı zaptetmişti. Şehre savaşarak girildiğinde karşı koyan ileri gelenlerden bir kısmı idam edildi, bir kısmı da esir alındı. Ölenlerin tamamen abartılması kilise propagandasının bir sonuçlarıdır. Şehirde kontrol sağlandıktan sonra sürenler sırasında şehrin surları onarıldı. Osmanlı kuvvetleri burayı bir askeri üs haline getirip etrafa seferler düzenledi ve bazı yerleri aldı. Lecce, Brindisi ve Taranto'ya akınlar yapıldı. Napoli krallık ürünü 20.000 kişilik bir kuvvetle gönderildiyse de bu Osmanlı akınları karşısında başarılı olamadı.

 

 Gedik Ahmed Paşa, ertesi yıl için Avlonya'dan asker toplayıp yedek parça desteği alarak İtalya seferini devam ettirmeyi istiyordu. Baharda İtalya'nın yukarıya yapılacak seferini organize etmek amacıyla Avlonya'ya geri döndü. Daha büyük bir güçle geri bildirim sağlanıp, herhangi bir yerin terk edilmemesi sağlanır. Hayreddin Bey kumandasındaki 8000 askerini burada bıraktı. Ancak Avlonya'da Fâtih Sultan Mehmed'in ölüm haberi geldi. Bayezid'in tahtayı ele geçirmesinin ardından Gedik Ahmed Paşa'yı tebrik etmek için İstanbul'a geldi ve bir daha Otranto'ya dönüştü. Fâtih'in ölüm haberi İtalya'ya ulaştığında Napoli Krallığı Türkler'in İtalya'da kırılmasını önlemek için iki farklı yol izledi. Bir yandan Arnavutluk'taki isyancıları kışkırttı ve destekledi; Bir yandan da damadı Macar Kralı Matyas Korven'den yardım isteyerek Osmanlılar'ın dikkatini farklı bir alana kaydırmaya çalıştı. Girişimleri sonuç verdi, Arnavutluk isyanı Otranto-Avlonya-İstanbul arasındaki mesafeyi engelledi. Makarna ülkesinin sınır hattına ulaşma gücüyle bazı başarılar elde etti. Otranto'da kalan 8000 kişilik Osmanlı gücüne karşı Napoli kralının emriyle çalıştırarak yerli birlikler şehri muhasara etti. Aragon kralının yaşadığı kırk gemiyle hisar denizden de kuşatıldı. Kuşatma altı ay kadar devam etti. Otranto'daki asker direnişi, saklanan yiyecek sıkıntısına su kıtlığı da eklenince teslim oldular. Otranto, Osmanlı birliklerinin burayı boşaltması üzerine elden çıktı (10 Eylül 1481). İbn Kemal ve Angiolello'ya göre esir alınan Osmanlı askerleri daha sonra Napoli Kralının ordusuna katıldı.

II. Bayezid'in tahta çıkması ve Cem Sultan'ın bu iddiası nedeniyle Otranto'nun nasıl ilgilenilmemesi gerektiği tam olarak doğru değildir. Zira Bayezid tahta hakiminin ardından, kendisini idame ettiren tedbirli davranış ve Yenişehir'de mağlûp yaptığı Cem Sultan'ı yakalayamayan Gedik Ahmed Paşa yerine İtalya ve Arnavutluk'la ilgilenmesi için Rumeli Beylerbeyi Hadım Süleyman Paşa'yı görevlendirmişti. Ancak Napoli Kralının desteği, Arnavut âsilerinin isyan sonucu beklenen sonuç elde edilemedi. Epir ve Arnavutluk'ta hâkimiyet bir süreliğine, Güney İtalya'da ise tamamen kaybolmuştu. Buna rağmen II. Bayezid'den çekinen Napoli Kralı bir elçi göndererek barış yapma arzusunu bildirdi. Eldeki Osmanlı askerleri, mühimmat ve erzakı barış karşılığında teslim etmeye söz verdi. Otranto'daki Osmanlı hâkimiyeti sadece üç ay sürdü. Fâtih'in Güney İtalya yanında Kuzey İtalya'nın da zaptedilmesine yönelik projenin ölümü üzerine gerçekleşmemiş oldu. Otranto Seferi neredeyse bütün hıristiyan dünyasını endişeye sevkeden vahim bir olay haline geldi. İtalya'da bu nedenle büyük bir panik ortaya çıktı, daha sonra bu konuda anlatılanlar, epik hikâyeler belirtildi.

Comments

Popular posts from this blog

Stamford Köprüsü Muharabesi

  Bir Vikingin 15 Bin İngiliz Askerine Direnerek Ağır Kayıp Verdirttiği İlginç Stamford Köprüsü Savaşı Sayıca azınlık olan orduların kalabalık ordulara karşı mücadelelerini çokça duymuşsunuzdur ama bu bayağı farklı. dünya tarihinde küçük bir birliğin, kendinden kat ve kat büyük orduları durdurabildiğine dair epik hikayeler vardır.  300 spartalı ’nın hikayesi mesela bunlardan en bilindik örneklerinden biridir. lakin bilinen dünya tarihinde ilk ve büyük ihtimal de tek olan bir hikaye vardır ki o da; tek bir adamın 15.000 kişilik orduyu elinde sadece bir balta ile 2 saat boyunca durdurarak ağır kayıplar vermesine sebep olduğu epik destandır. 1066 yılının yaz sonları norveç kralı hardrada 300 gemi ile ingiltere’nin kuzey kıyılarına inerek büyük bir istila başlatmıştır. beraberinde yaklaşık 9.000 kişilik bir  viking  ordusunu da bu yağma için ingiltere topraklarına getirmişir. kuzey vilayetlerinde büyük bir zafer kazanmış ve gözünü ingiltere kralı harold’ın ikamet ettiği ...

Gladyatörler: Eğlence ve ölüm arasında

   Gladyatörler: Eğlence ve ölüm arasında Gladyatörlerin çoğu köle veya suçlu insanlardı. Etrüsklerdeki törenlerde dövüşler yapılırdı ve bunlar ölümle biterdi. Amaç, ölen kişinin diğerinin bir hizmetkarını sunmaktı. Daha sonra bu dosyanın durumu değiştirildi ve değiştirildi. Söz konusu bölgeye göre Roma İmparatorluğu'nun yönetimine göre gladyatörlük benimsendi.  Roma'da dövüşler arasında gelen iki kişi arasında yapılıyordu. Çiftçilerin ilk günleri 3 idi. Sonraları bu çiftin sayısı 300'e kadar yükseldi. Zaman daha da arttı. Öyle ki MS.107'de 5 bin çift dövüşmüştü.    Bugünkü işlemle konuşursak, gladyatör bir işveren emrinde çalışan işçidir. Ancak onun emek olarak sunduğu iş dövüşü. Ölümün bu parçadan kaçınılmasının eklenmesidir. Arenada çıkacak birinin yapacağı tek şey, dövüşmektir. Korkan veya şikayeti eden kişi, kamçı ile, kızgın demirle dövüşe zorlanırdı. Yaralanan birisi, hasmının insafındadır. Kalabilmesi için işaretlerini temizler (sonraları bazı tarihl...